BİZİMLE İLETİŞİME GEÇ

Kerpetenin ucundaki kadim sanat?

ETKİNLİK

Kerpetenin ucundaki kadim sanat?

Medeniyetler beşiği Anadolu’nun binlerce yıllık tarihine tanıklık etmiş olan doğal taşlar, kerpeten yardımıyla tek tek işleniyor ve bir sanat eserine dönüştürülüyor. Geçmişin derinliklerinden günümüze kadar uzanan ve taşlarla resim çizilen mozaik sanatını Antakya’lı sanatçı, Menel Hüzmeli ile konuştuk.

Menel hanım kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Elbette kısaca anlatayım. Ailemin işi nedeniyle Libya’da doğdum, Hatay’da yaşıyorum. Hobi olarak başladığım mozaik sanatını antik ve modern mozaik olarak 10 yıldır büyük bir aşkla yapıyorum. Son 5 yıldır Hatay’da kurduğum atölyede eğitimler vererek, mozaik sanatını yeni nesillere aktarıyorum.

Mozaik Sanatını bir cümleyle özetlemek gerekirse, nasıl tanımlarsınız?

Birkaç cümleyle anlatmak isterim. Mozaik her şeyden önce bir aşktır ve dünyanın en iyi terapisidir. Düşünsenize. Hayalinizde ne varsa kerpetenin ucunda o… Yani taşlarla resim çiziyorsunuz, boyanız taş oluyor;  kalem ve fırça yerine kerpeten kullanıyorsunuz.

Herkes yapabilir mi, çünkü sabır isteyen bir iş gibi görünüyor?

Tabi ki yapabilirler, her hangi bir yaş sınırlaması yok. Eli kerpeten tutan ve hayalleri olan herkes bu sanatı öğrenebilir.  Sadece dikkat ve sabır gerektiren de bir uğraş olduğunu bilmek ve anlamak yeterli.  Çoğu kez 10 dakika bile sabredemem diyen öğrencilerimizin 4 -5 saat boyunca mozaik yaparak terapi olduklarını biliyoruz. Hatta çoğu zaman çalıştıkları süre içerisinde su içmeyi bile unutanlar olmuştur.

Ne kadar sürede öğreniliyor ya da belli bir aşamaya geliniyor?

Bu işin belli bir süresi yok. Tamamen kişinin bireysel yeteneğine ve ayırdığı zamana bağlı olarak gelişim gösteriliyor. Bire bir uygulamalar yaptığımız için ortalama 2 ay içerisinde belli tarzlarda rutin çalışmalar ortaya çıkıyor. Kesim tekniklerini ve montaj yapmayı öğrenmek zaman alabiliyor.

Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Hatay bölgesinde kazmayı nereye vurursanız vurun, antik mozaik sanat eserleriyle karşılaşabilirsiniz. Müzelerde gördüğünüz antik çalışmalar çok özel eserler, onlar bizim için vazgeçilmezdir. Biz kadın mozaikçiler olarak ortaya çıkardığımız çalışmalarda bir yandan antik döneme ait figürleri işlerken; bir yandan da günümüze ait, modern ve estetik uygulamalara hayat veriyoruz. Kısaca aklınıza gelebilecek her şeyin üzerine mozaik döşenebiliyor. Bunun yanı sıra sosyal sorumluk projesi olarak geri dönüşüm çalışmalarımızda oluyor. İnsanların gözden çıkardığı eşyaları alarak, çok değişik ve kreatif tasarımlar haline dönüştürebiliyoruz.

Kullanılan taşlarla ilgili bilgi alabilir miyiz?

İşlediğimiz taşları çoğunlukla Hatay’ın denizinden, nehrinden ve ovasından topluyoruz. Bunun dışında taşlarımızı Uşak, Bitlis, Çorum ve Eskişehir bölgelerinde bulunan taş ocaklarından temin ediyoruz. Yaptığımız çalışmaları görenler çoğunlukla taşları boyadığımızı düşünseler de, taşlar tamamen doğal renkleriyle kullanılıyor, kendi doğasını ve ruhunu yansıtıyor. Mozaik sanatını özel yapanda bu oluyor.

Hatay’da Affan Mahallesinde yeni yerinizi açtığınızı söylemiştiniz. Neden Affan?

Affan Mahallesinde açmamın benim için özel bir anlamı var.
Affan mahallesi, tarihte ilk ışıklandırılan cadde olma özelliğini taşıyor. Herod’un (Kurtuluş Caddesi) doğusunda kalan ve mitolojide adı “düşünsel yol gösterici”anlamına gelen Epiphania olarak bilinen bir mahalle. M.Ö. 300 yılında kurulmuş bu mahallede üç din ve yedi mezhebe mensup insanlar yüzyıllardır kardeşçe yaşıyor. İbadet yerlerinin yan yana olduğu mahallenin her adımında tarihten bir sayfa ile karşılaşmak mümkün. Mozaik sanatının mistik tarafını da düşündüğümüzde böylesi ilklerin yaşandığı tarihi bir mahallede çalışıyor olmanın huzuru kelimelerle anlatılmaz.

Peki, yaptığınız takı ve benzeri çalışmaları almak isteyenler size nasıl ulaşabilirler.

Türkiye’de Hatay ve İstanbul merkezli olarak çalışıyoruz. Dünya geneline ise “Xembyle” markasıyla hitap ediyoruz. İsteyenler buradan ulaşabilirler. Mozaik eğitimleri, sergi, workshop, satış ve diğer organizasyonlarla ilgili Uğur Geboloğlu ile iletişime geçmeleri yeterli olacaktır.

Menel hanım son olarak neler söylemek istersiniz?

İnsanoğlu her ne kadar modern yaşamaya alışmış olsa da bir şekilde yüzünü doğaya dönerek onunla birleşmek istiyor. Doğa tarafından biz insanlar için hazırlanmış bu özgün taşlara; binlerce yıl öncesinde olduğu gibi dokunabilmek ve onları hayalimizdeki görüntülerle buluşturmak, benim için dünyanın en muhteşem içe dönüş yolculuğu oluyor. Herkesin hayatında kısa da olsa bu güzel deneyimi yaşamasını tüm kalbimle isterim.

Menel hanım Maltepe.Com olarak bizlerde bu kadim yolculuğunuzda sizlere başarılar diliyor, samimi sohbetiniz için teşekkür ediyoruz.

Benim içinde çok özel ve samimi bulduğum bir röportaj oldu. İlginiz ve desteğiniz için Maltepe.Com  ailesine çok teşekkür ederim.

DEVAMINI OKU
Bu gönderiler de dikkatinizi çekebilir...
Yorum yaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KEŞFET: ETKİNLİK

Sponsorlu

TREND HABERLER

Sponsorlu
YUKARI